Üzerine not: Bu yazıyı geçen sene farklı bir blogta yazmıştım. Üniversite yerleştirmelerinin açıklamasından dolayı tekrar paylaşmak istedim. Birkaç düzenleme yaptık buyrun...
Üniversite yerleştirme sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Lise yerleştirmeleri de yakında açıklanır. Eğer yaşadığınız şehrin dışında bir okul kazandıysanız yurtta kalma ihtimaliniz oldukça yüksek. Lise iseniz kesin gibi bir şey de üniversitede de en azından ilk sene bu ihtimal oldukça fazla.
Aslına bakarsanız yurtta kalmak çok güzeldir. Eğlencelidir.
Arkadaşlarınızla sürekli birliktesiniz. Gerçek kanka kavramını orada
anlarsınız bu kesin. O zaman hemen kendi yurt hikayeme başlayayım.
Öncelikle -bilenler olabilir- yatılı bir okulda okuyorum.
Belirtmek isterim okuldaki 5. senem ama hazırlık olduğu için, kalmadım yani. Yani 4 seneden
fazladır okulun yurdunda kalıyorum. Anlayacağınız bu konuda oldukça
tecrübeliyim.
Liseye geçtiğim ilk sene yurtta nasıl vakit geçiririm diye
düşünüyordum. O zamanlar dizüstü bilgisayarım yoktu ve masaüstünüde
götüremeyeceğim için internet sıkıntım olacaktı. Ayrıca televizyon var
mıdır diye de kara kara düşünüyordum. Yurda bakmaya geldiğimizde
gördüğüm anten ile televizyon olduğunu anlamış, hiç yoktan iyi demiştim.
Neyse efendim okul açıldı geldik Aydın’a. Kaldığım odada üst
sınıflardan da birileri vardı. Buna bende arkadaşlarımda henfikirizdir
ki o ilk sene geçirdiğimiz en güzel seneydi. Odadaki büyükler hep kart
oynarlardı. Bizde girerdik bazen aralarına, yer kalırsa. Yemekhane
baskınları düzenlerdik. Gizlice içeri girer ne bulduysak ceplere
doldurur odada ziyafet(?) çekerdik.
Kural 1: Yemekhane açıksa direk dal. Acıma. Ne bulduysan al ve odana götür. İllaki yenir onlar. Hatta bu 5 dakikayı geçmez.
Tabi artık öyle yemekhaneden yemek falan yürütemiyoruz. Maymun gözünü açtı (lafın gelişi yani.Sözüm meclisten dışarı).
Beklemediğim bir şekilde televizyon kullanmıyorum. Hatta
kullanmıyoruz. İstisnalar haricinde haftada bir gün televizyon
izliyorum. Oda cuma günleri Yalan Dünya. Genelde odada gırgır şamatayla
yada film izlemekle vakit geçiriyoruz.
Kural 2: Çok amaçlı salonu boş bulursan ve film varsa hemen filmi aç. Hiç bekleme. Arkadaşları da çağır. Ohhh..
Bizim okulda tek bina çift yurt mevcut. İkiye bölünmüş bir binanın bir tarafı kız bir tarafı erkek.
Neyse burda genel yurt ortamından bahsedeceğiz. Lafı dolandırmayalım.
Ben yurtta kalmayı seviyorum aslında. Lise için çok ideal. Kendinize
çok iyi arkadaşlar edinirsiniz. Yemeklerinizi paylaşırsınız,
kıyafetlerinizi paylaşırsınız, çoraplarınızı paylaşırsınız,i.. neyse
bunu söylemiyim. Sonuç olarak ortak bir yaşam sürersiniz. Kıyafet falan
neyse ama bir yurtta evden yemek getirip tek başınıza yiyemezsiniz.
Adamın elinden zorla alırlar. Alırız.
Kural 3: Yiyecekleri saklamak gibi bir gaflet içine asla
girme. Ayrıca arkadaşlarında yiyecekleri saklamak gibi bir gaflet,
dalalet hatta hıyanet içine düşmüş olabilir. Dikkatli ol.
Ayrıca yeni gelen kardeşlerimize ufak (!), şirin(!), azıcık
korkutucu(!) şakalar yaparız. Bu yapılmazsa olmaz. İllaki yapılmalıdır.
Kaçış yok.
Kural 4: Şakalara karşı tetikte ol. Kendini alıştırmaya bak.
Dalga konusu olacak hareketlerden kaçın. İlerde yapacağın şakalar için
büyüklerden taktikler öğren.
Şimdi böyle anlatınca da yemeğinizi alırız, şakalar falan deyince korkmayın. Bunlar işin şakası elbet.
Neyse ben size resmi açıklayacaktım onu unutacağım. Efendim bazen
yurtta sevmediğiniz yada size yeterli gelmeyen yemekler çıkabilir. Bu
zamanlarda karnınızı doyurmak için farklı yollar türetmelisiniz. Yatılı
öğrenci orjinal fikirler üretmelidir. Bu fotoğraf yaklaşık 4 ay önce
falan çekildi. O gün sanırsam börek, makarna yanında da ayran vardı.
Ancak kimi yemeklerin ikinci tabağını alamazsınız. O zaman her
öğrenciye, her ortamda sınırsız verilen makarna ile değişik yiyecekler
türetmelisiniz. Buda arkadaşımın bir çalışmasıydı. Ancak bunu yiyemeden
yemeğini yemeyen birini gördü ve onu yedi. Böylelikle bu muhteşem fikir
bir başka bahara kaldı.
Kural 5: Eğer doymadıysan; yok efendim ben başkasının
tabağından yemem, iğrenirim gibi şeyleri unut. İğrenirsen ölürsün. (Bu
çok sert mi oldu)
Yurtta hocalar belletmen öğretmen olarak kaldığı için aramızın çok
iyi olduğu hocalar var. Yani bu güreş tutmaya kadar gidiyor. Tabiki buda
ilk geldiğimde bana ilginç gelmişti. İlkokulda böyle şeyler görmek zor.
Tabiki aranızın iyi olduğu hocalar size bazen kolaylıklarda
sağlayabiliyor.
Kural 6: Eğer dışarıya kaçacaksan iyi geçindiğin hocalarda kaçmaya özen göster. Üç beş yağ yap paçayı kurtar.
Emin olun 4 ve hatta sbl ye giderseniz 5 sene boyunca yurda çok fazla
alışıyorsunuz. Kimi zaman çok iyi anlaştığınız büyükleriniz mezun
olduğunda hüzünlenirsiniz. Ancak elbet birgün ayrılacaksınız. Ben 2
sene daha yurttayım ama eminim ki ayrılmak beni çok üzecek.
Sevgi ile...
2011, tugraweb.net